Torosların Gölgesinde Bir Yiğit
I Adana yanarken, portakal çiçekleri kurur, Halit Bey’in bakışı, düşmanı boğar, Silahı kelam, yüreği barut, Toroslar eğilse, o dimdik durur.
II Kurşun geçer gövdeden, Ama Halit Bey’den geçemez ihanet, Mermi değil; milletiyle örer surları, Direniş onun alnında bir ayet.
GİRİŞ: ATEŞTEN BİR ŞEHRİN EVLADI
Yıl 1920. Adana, Fransız işgali altında. Camiler suskun, sokaklar çığlık, hanlar kan kokar. Ve o şehirde, sarığını çıkarmış, yerine süngü takmış bir adam yükselir: Halit Bey. Bir lider değil sadece; halkın yüreği, direnişin özü olur.
I. ATEŞLE SINANAN ŞEHİR
Adana, Fransızların işgaline boyun eğmeyecektir. Halit Bey, yer altı direniş örgütlerini kurar. Kadın, erkek, çocuk demeden herkesi organize eder. Fransız karargâhlarının yakınında gizli toplantılar, silah sevkiyatları, sabotajlar… Tüm bu faaliyetlerin arkasında Halit Bey’in aklı ve yüreği vardır.
Onun bir sözü vardır:
— “Adana düşerse, Çukurova susar. Biz susmayacağız.”
II. KÖYLÜYLE DİRİ, DÜŞMANLA SERT
Halit Bey, halkın gönlünde sadece bir kahraman değil; bir ağabeydir. Kıl çadırda öğretmenlik yapar, ardından düşmanın mevzisini çökertir. Hem bilgiyle hem silahla savaşır.
Yaralandığında bile geri dönmez. Torosların eteklerinde gece yürüyüşleriyle, Fransız birliklerini şaşırtır. Her gece bir köyden diğerine giderek halkı örgütler.
— “Bayrağın gölgesi, silahın parıltısından büyüktür.”
III. SON SALDIRI, SON AYAKLANMA
1921’de büyük taarruz başlar. Halit Bey, Adana’nın merkezinde başlattığı isyanla işgal kuvvetlerinin moralini bozar. Fransızlar, onun halk içindeki etkisinden korkar. Başına ödül koyar.
Ama Halit Bey’in cevabı nettir:
— “Vatanını sevenin fiyatı olmaz!”
SONSÖZ: UNUTULMAZ BİR ATEŞ
Halit Bey, işgalin bitmesinden sonra görev istemez. Unvan istemez. Sadece Adana’nın özgürlüğüne bakar ve şöyle der:
— “Benim tek madalyam, bu şehrin ayakta kalışıdır.”
