“Kayıp Harfler: Unutulmuş Alfabeler”, tarihi bir şehir merkezinin taş duvarlarında geçmişin sesini bugünün estetiğiyle buluşturan bir sokak sanatı projesidir. Bu mural çalışmasında, Göktürk, Süryani ve Ermeni alfabelerinden harfler, çağdaş tipografi ve graffitinin enerjik diliyle yeniden yorumlanır. Her harf, yalnızca bir sembol değil; aynı zamanda kendi tarihini taşıyan birer hafıza kapsülüdür. İzleyici, harflerin iç kısımlarında ustaca gizlenmiş mikro illüstrasyonlarla karşılaşır: Göktürkçe bir harfin içinde Orhun Yazıtları’ndan bir sahne, Süryanice karakterin merkezinde kadim bir manastır betimlemesi, Ermenice harfin iç dokusunda eski bir matbaanın hayaleti yer alır.
Bu eser yalnızca görsel bir şölen değil, aynı zamanda dilsel bir farkındalık çağrısıdır. Zamanla unutturulmuş bu alfabeler, duvarlarda görünürlük kazanarak tarihsel bir saygı duruşuna dönüşür. Çalışma, sokak sanatıyla arkeolojinin, pop kültürle kültürel mirasın kesişim noktasında durur. Harfler, geçmişin sessiz çığlıkları olmaktan çıkıp bugünün duvarlarında konuşmaya başlar.
Grafiti stilindeki canlı renkler, yer yer metalik sprey ve neon mürekkep ile desteklenmiş, geleneksel formu çağdaş bir yüzeye taşımıştır. QR kodlar sayesinde izleyiciler, her harfin tarihçesini ve kullanım bağlamlarını dijital platformlarda daha derinlemesine keşfedebilir.
Bu mural, kaybolmuş alfabelerin sesi olmayı ve kültürel hafızaya katkıda bulunmayı amaçlar. Her harf, görsel bir anıt, her çizgi bir hatırlatmadır.
