melankoli

Karakalem

Zamanın ağırlığıZamanın ağırlığını taşıyan figüratif bir kadın silüetiZamanın ağırlığı

Bu karakalem çalışmada, zamanın sembolik ağırlığını taşıyan figüratif bir kadın silüeti betimlenmiştir. Figür, başını hafifçe öne eğmiş bir halde, omuzlarının üzerinde zincirlerle bağlı büyük saat dişlileriyle ayakta durmaktadır. Dişliler doğrudan bedene entegre değildir; aksine, arka planda yer alan soyut bir mekanik düzeneğin parçaları gibi görünürler. Bu ayrım, bireyin zamanla olan ilişkisini, fiziksel değil ama ruhsal […]

Şiir

Son Mektup

Sararmış bir zarf, açılmadan bekler,Zaman bile unutmuş adresini.Belki bir veda, belki geç kalmış bir itiraf,Mühürlenmiş suskun bir geceden. Mürekkebi dağılmış cümlelerZor okunan bir geçmişi fısıldar.Kelimeler titrek, sanki pişmanlıkla yazılmış,Bir daha asla yazılamayacak kadar. Rafın köşesinde unutulmuş o mektupKimi zaman bir elin uzanışını bekler,Ama çoğu zaman sadece sessizliğe eşlik ederTozla örtülmüş kelimelerin içinde. Bir kalp susar,

Şiir

Sokak Lambasının Altında Aşk

Yağmur iner sessizce,Sokak lambası titrek bir kalp gibi yanar.İki yalnız gölge yaklaşır birbirine,Islak kaldırımlar tanık olur aşka. Dokunmazlar konuşmadan önce,Bakışları yeter fısıltıya.Bir avuç sıcaklıkla çözülürYılların suskunluğu, birkaç damlada. Lambanın ışığı sığmaz geceye,Ama onların kalbine sığar dünya.Bir kelime söylenmez,Çünkü aşk en çok sustukça anlar. Kırık dökük cümlelerin yerineBir elin yanağa dokunuşu düşer.Ve o an — zaman

Şiir

Kırık Pencere ve Yağmur

Kırık bir camdan içeri süzülenYağmur damlaları anlatır geçmişi.Her damla bir anı, bir sızı gibiDuvar çatlaklarında yankılanır. Rutubet kokar terkedilmişlik,Nemli duvarlarda suskun haykırışlar.Bir zamanlar gülüş taşıyan odalarŞimdi yankıyla çürür yalnızlıktan. Kimi zaman bir çocuk ağlamasıGibi titrek bir ses dolaşır köşelerde.Kimi zaman bir eski şarkıYaralı duvarlardan sızar geceye. Zaman, bu evde durmuş gibidir,Ama anılar hâlâ gezinir odalarda.Yağmur

Şiir

Son Trenin Şairi

“Son Trenin Şairi”, zamanın, ayrılığın ve insan ruhunun derinliklerine işleyen bir tren yolculuğu metaforuyla örülmüş lirik bir şiirdir. Şiirde, gece yarısı treninde yalnız başına yolculuk eden bir adamın iç dünyası anlatılır. Cam kenarına yaslanmış, şehir ışıklarını sayıklarken, adamın geçmişe, anılara ve kaybolmuş hayallere duyduğu özlem yavaş yavaş gün yüzüne çıkar. Bu, sadece bir yolculuk değil,

Şiir

Denizle Konuşan Kadın

Ayak izleri bırakmaz kadın,Kumsalda rüzgâra benzeyen,Gölgesi bile dokunmaz kuma —Bir hayal gibi geçerken. Fısıldar dalgalara sırlarını,Adını unuttuğu bir geçmiş gibi,Her kelime bir inci tanesi olurTuzlu sulara düşen. Saçlarında esen hikâyelerRüzgârın bile anlamadığı,Bir yalnızlık ilahisi söylerMavi ile gri arasında savrulan. Deniz cevap vermez hiçbirine,Ama gözyaşlarını saklar dalgalarında.Kadın ise yalnızlığınıUfka bırakıp gider… sessizce. Açıklama (300 kelime): “Denizle

Şiir

Kayıp Zamanın Melankolisi

Bir saat kulesi suskun durur,Gölgesi geçmişe uzanır,İçinde donmuş zamana bürünmüşBir adam… silik hatıralarla yanan. Avuçlarında sararmış yapraklar,Her biri bir mevsimden düşme anı,Bir sevda, bir çocukluk kahkahası,Bir vedanın soğuk izi… kanı. Gözlerinde çalkalanan boşluk,Rüzgârla savrulan bir iç çekiş,Her düşen yaprakla eksilir,Kendi içinden göçer yavaşça. Saatler çalmaz artık,Tıkırtılar içe işler,Dakikalar kanayan dize olurVe şair, sustukça söyler. Zamanın

Makale

Tanpınar’da Zaman-Mekân: Edebiyat Üzerine Makaleler’deki Zaman ve Mekân Kavramlarının Henri Bergson’un Süre Teorisi ve Gaston Bachelard’ın Mekânın Poetikası ile İlişkilendirilmesi ve Huzur Romanındaki İstanbul Tasvirlerinin Tanpınar’ın Üçüncü Mektep Makalesindeki Estetik Prensiplerle Bağlantısı

Giriş Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk edebiyatında zaman ve mekân kavramlarını derinlemesine işleyen, bu kavramları estetik ve felsefi bir boyutta ele alan en önemli yazarlardan biridir. Edebiyat Üzerine Makaleler (1969) adlı eserinde, Tanpınar, zaman ve mekânı, edebi yaratıcılığın temel unsurları olarak değerlendirir; bu kavramlar, onun hem kuramsal hem de edebi üretiminde merkezi bir rol oynar. Tanpınar’ın

Scroll to Top