sadakat

Efsane ve Destan

Bozkurt’un Yemini: Sadakatin Sınavı

Ulu bozkırların göğsünde, Altay dağlarının gölgesinde, Türkmen boylarının yaşadığı bir diyar vardı: Kök Tengri’nin kutsal saydığı Yörükeli. Bu topraklar, bir zamanlar adaletle yönetilen, çadırlarında türkülerin, atlarının nal seslerinde özgürlüğün yankılandığı bir yerdi. Ancak, on yıl önce, bir savaş fırtınası bu diyarı sarsmıştı. Kağan Batur, düşman boylarla çarpışırken kaybolmuş, geride oğlu, henüz beş yaşında bir yiğit […]

Öykü (Hikâye)

Vefanın Gölgesinde

Kemal, altmış yaşını geçmiş, saçı sakalı ağarmış, ama gözlerinde hâlâ gençlik parıltısı taşıyan bir adamdı. İstanbul’un bir kenar mahallesinde, mütevazı bir evde yaşıyordu. Emekli bir memurdu; hayatı, sakin ama dolu geçmişti. Gençliğinde, zor günler görmüş, yoksullukla mücadele etmiş, ama her zaman bir umut ışığı bulmuştu. O ışığın kaynağı, lise yıllarındaki edebiyat öğretmeni Ayhan Bey’di. Ayhan

Trajedi

Baba ve Oğul: Son Kavga

Giriş: Kanla Yazılmış Bir VasiyetYaşlı Murat, köyünün en saygın adamlarından biriydi. Ancak hayatı, intikam ateşiyle geçmişti. Yıllar önce, komşu köyden bir adam, ailesinin tarlasını yakmış ve Murat’ın kardeşini öldürmüştü. Murat, o gün intikam yemini etti; ama düşmanı Cemal, köyünü terk edip izini kaybettirdi. Murat, bu yarayı yıllarca taşıdı. Ölüm döşeğine düştüğünde, tek oğlu Arda’yı yanına

Trajedi

Aşkın ve İhanetin Kıskacında

Giriş: Yeminlerin GölgesindeEylül’ün son günleriydi. Rüzgâr, savaşın kokusunu taşıyordu. Genç bir çift, Altan ve Elif, köylerinin meydanındaki asırlık çınar ağacının altında birbirlerine sarılmış, gözyaşlarıyla vedalaşıyordu. Altan, askere çağrılmıştı; sınırda patlak veren savaş, onları ayırmıştı. Elif, Altan’ın ellerini sıkıca tuttu ve “Sana sadık kalacağım,” dedi, “Ne olursa olsun, seni bekleyeceğim.” Altan, onun alnına bir öpücük kondurdu

Fabl

GÖLGENİN İSYANI

Ana Fikir: Özgürlük sorumluluk ister; bağımsızlık ve bağlılık dengede olmalıdır. 1. Bölüm: Gölgeyi Hiç Düşünmeyen Adam Güneşin doğduğu her sabah, Lucan adında genç bir adam ormana yürür, kendi yansımasıyla gurur duyardı. Boyu düzgün, saçları ışıkta parlar, adımları kararlıydı. Ancak Lucan, her şeyin bir parçasını görmezden gelirdi: Gölgesini. Gölge onunla her yere giderdi: yürürdü, uzardı, kısalırdı.

Scroll to Top